İslamda “Dört Kadınla Evlilik” Konusunda Bilinmesi Gerekenler

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki dini emirleri, geldikleri dönem ve şartları dikkate almadan değerlendirmek yanlış olur. Her şeyden önce dört eş bir emir değil, bir sınırdır.

“Bu hüküm geldiğinde gerek dünyada, gerekse Arap yarımadasında poligami evliliği yaygındı. Yani gerek erkekler, gerekse kadınlar çok sayıda kişi ile evlilik yapabiliyorlardı. Bu konuda sınır yoktu. Bir erkeğin sekiz on karısı olabildiği gibi, bir kadın da sekiz on erkekle evli olabiliyordu.” [1]

“Çok eşlilik, İslam öncesi toplumlarda ve diğer dinlerde de yaygın olan ve sayısal sınırı da olmayan bir uygulama iken Kur’an öncelikle bir sınırlama getirmiştir.” [2]

İslam'da Nikah İbadeti ve Nikahın Önemi

İslâmda Nikâh İbadeti:

İslâma göre nikâh, kadın ve erkek arasında yapılan çok önemli ve hayatí bir anlaşmadır. Bu akitle beraber bir aile yuvası kurulur, eşler beraber yaşamaya başlar, eşler de bulunan pek çok özellikler kaynaşır, yeni nesiller bu yolla meydana gelir. Ailedeki beraberlik elbette, ne işyeri beraberliğine, ne okul arkadaşlığına, ne de asker arkadaşlığına benzer. İki karşı cins hayatlarını, sevgilerini, varlıklarını, eksik ve mükemmel yönlerini, sahip oldukları güzellikleri, ellerindeki imkanları, duygularını ve isteklerini paylaşırlar. Ortaklaşa bir aile yuvasını kurarlar ve beraberce hayatı sürdürürler, hem de yeni nesiller yetiştirirler. Nikâh bunlarla beraber daha önemli işlevi olan toplumsal bir kuruma atılan ilk adımdır.

Nikah Şahidinin Taşıması Gereken Özellikler

Şahitte aranan nitelikler şunlardır:

a. Şahit akıllı ve ergin olmalıdır. Akıl hastası veya küçük çocukların şahitliği yeterli değildir.

b. Şahitlerin iki erkek veya bir erkek iki kadın olması gerekir. Tek şahitle nikâh geçerli olmaz. Çünkü hadiste "Bir velî ve iki adaletli şahit olmadıkça nikâh olmaz" buyurulmuştur (Ebû Dâvud Nikâh, 19). Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Erkeklerinizden iki şahit tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa, bu takdirde razı olacağınız şahitlerden bir erkekle iki kadın yeter" (el-Bakara, 2/282).

İmam Şâfiî'ye göre bu ayet nikâh akdini kapsamaz. Kısasta ve diğer şer'î cezalarda olduğu gibi, nikâhta her iki şahidin erkek olması şarttır. Hanbelî ve Mâlikîler de ayni görüştedir.

Mehirsiz nikah geçerli olur mu?

Müslüman bir erkek, eşine mehir vermekle yükümlüdür. Bu, Allah tarafından kadına tanınmış bir haktır. Nisa Suresi’nin 4. ayetinde şöyle buyurulmaktadır :

“Kadınların mehirlerini, bir güçlük çıkarmadan gönül rızası ile verin.”

Koca, usulüne uygun biçimde mehri ödemediği takdirde kadın mehrini mahkeme yoluyla talep edip alabilir. Onu alıncaya kadar kocasına karşı hakları devam eder ama görevlerini yerine getirmeyebilir. (Ömer Nasuhi BİLMEN, Hukukı İslamiyye Kamusu, İstanbul 1967, c.2, s.167.)

Nikah Duası

Nikâh merasimi için gerekli şartlar sağlandıktan sonra bu merasimi icra edecek yetkili kişi, evlenme ile ilgili en az birer âyet ve hadis zikrederek, nikâh sözleşmesinin şartlarından, aile kurmanın ve evliliğin öneminden bahseder. Şahitler ya da topluluk huzurunda evlenecek çiftlerin olurunu alır ve aşağıdaki duayı okur:

Arapça okunuş şekli:el-hamdelillâhivessalâtüvesselâmü "alâRasûlina Muhammedin ve "alââlihî ve ashâbihîecme"în.

Ve ne"ûzü billâhi minşurûrienfüsinâ ve minseyyiâtia"mâlinâ.
Ve neşhedü en lâ ilâhe illallâhüvahdehû lâ şerîke leh. Ve neşhedüenneMuhammeden "abdühû ve Rasûlühü.

Allâhümmec"alhâzel-"akde meymûnenmübârakâ. Vec"albeynehümâ üfleten ve mahabbeten ve karârâ. Velâtec"albeynehümânefraten ve fitneten ve firârâ.
Allâhümmeellifbeynehümekemâellefte beyne Âdeme ve Havvâ ve kemâellefte beyne Muhammedin sallallâhü "aleyhi ve selleme ve Hatîcetel-kübrâradiyallâhü "anhâ ve beyne "Aliyyinradıyallâhü "anhü ve Fatımetez-Zehrâradıyallâhü "anhâ.

Karı-koca resmi olarak boşandıkları zaman, imam nikahları da düşer mi?

Mahkemeye baş vurmadan önce veya sonra, üç defa hanımını boşayan kimsenin dinen hanımıyla bir araya gelmesi mümkün değildir. Mahkemeden önce veya sonra hanımını boşamamış ise, boşanmak için mahkemeye müracaat ettiği zaman boşanma yetkisini hakime verdiği için, yani onu vekil olarak tayin ettiği için, hakim onu boşadığında bir talâk gider.

Ama daha iki talâk hakkı vardır. Buna göre hanımıyla bir araya gelmelerinde kanunen bir sakınca olmadığı gibi, dinen de bir sakınca yoktur. Yalnız mahkemece vaki olan boşama şeklini -yani talâk bain mi, rîc'i mi- bilmediğimiz için, biraraya gelmek azmedildiği takdirde tecdidi nikâh yapmak (nikahı yenilemek)lazımdır.

Sorularla İslamiyet

Evli bir kadın, eşinden boşanmadan başka bir erkekle evlenebilir mi?

Nikah, evlenme ehliyetine sahip ve aralarında evlenmelerine dinen bir engel bulunmayan bir kadınla bir erkeğin, şahitler huzurunda evlenme hususunda karşılıklı rızalarını beyan etmelerinden ibaret bir sözleşmedir.

Böyle usulüne uygun bir nikahla evlenmiş olan bir kadın, evlendiği erkeğin kendisini boşaması veya ölümü gibi bir sebeple usulüne göre ayrılmadıkça, başka bir erkekle evlenemez (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, III, 29, İstanbul 1984; Vehbe Zuhayli, el-Fıkhu’l-İslami ve Edilletuhu, VII, 147, Dımaşk, 1985). Konu ile ilgili ayette şöyle buyrulmaktadır: “ (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır.” (Nisa, 4/24). Bu konuda özellikle iddet meselesine dikkat edilmesi gerekir. Şöyle ki; boşanma, evliliğin feshi ve ölüm gibi bir sebeple evliliğin sona ermesi durumunda, kadının yeni bir evlilik yapmadan önce iddet beklemesi gerekir

Diyanet

Evlilik Yolunda '' İslamiyete Dayalı Rehberlik '' ( Mehmed Alagaş - Kadının Onuru )

1 . EVLİLİK NEDİR ?

Evlilik; iki karşı cinsin, yani, bir bayanla bir erkeğin, yekdiğerine sevgi, saygı, güven duyup, paylaşım, fedakârlık, yardım, destek gibi ortak noktalar bulmalarına ve bunu nikâhla resmîleştirip, ilân etmelerine denir.

Böylece toplumun en küçük müessesesi “aile” meydana gelir.

Aslında her insan bir dünyadır, bir kâinattır. Evlenmeye karar veren iki insan, iki ayrı dünya, iki ayrı kâinattır. İkisi de, iki farklı dünyadan, aile ortamından geliyor. Ve bir ömrü bir arada geçirme sözleşmesi imzalarlar nikâhla…

Evlilik; kalbe karşı bir kalp bulma, sevme-sevilme, duygularını geliştirme, ihtiyaçlarını karşılama, meşrû zevk ile lezzetleri paylaşma, elem ve kederde ortak olma, gerçekten kaynaşacağı bir ortamı bulmadır.

Diğer taraftan, aile hayatı; insanların dünyadaki en güzel toplanma merkezi, en esaslı zembereği, dünyevî mutluluğun bir cenneti, bir iltica ve bir sığınak yeridir.

Zina Ettiğini Saklamak

Zina büyük bir kusurdur. Evlenmeye ehil insan olmaya bile manidir. Ama fıkıh kuralı olarak zikredecek olursak, daha öncesinde zina etmiş olmak nikâha mani değildir. Zina edenle evlenilebilir. Gizlemeye gelince bu bir vicdan meselesidir. Zina eden biri, muhteşem bir tevbe ile o hatayı örtmemişse onun yüzünden okunur yaptığı iş. Ama ilke olarak, Allah’ın affettiklerini gizlemek esastır.

Nureddin Yılmaz

Zinadan Sonra Evliliğin Durumu

Şunu bilmeliyiz:
Tevbe yüzde yüz temizler. Yüzde yüz!
Zina eden ve hâlâ tövbe etmeyen biri kesinlikle temiz biri ile evlenemez.
Tövbe eden ise, tövbesinde samimi ve ısrarlı ise temizdir. Herkes gibidir. Geçmişindeki hatayı beyan ederek, onu kabul eden biri ile evlenebilir.

Nureddin Yılmaz

Kur'an'a Göre Talak ve Boşanma Hakkında Önemli Bilgiler

KUR'AN'A GÖRE TALAK

"Size kendileriyle huzur bulmanız için kendi nefislerinizden eşler
yaratması ve aranıza bir sevgi ve merhamet koyması da O'nun
ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibretler vardır.".
(Rum Suresi, ayet 21).

".......Onlarla iyi geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar."
(Nisa Suresi, ayet 19)
--------------------
TALAK (Boşanma)

Talak; lugatta, herhangi bir şeyin bağını çözmek manasındadır.

Istılahta talak; kadın ile erkek arasındaki bağın çözülmesi ve evlilik ilişkilerinin sona ermesidir.
--------------------
Allah Rasulu (a.s) buyuruyor:

"Boşanma, Allah'ın en sevmediği helaldir."

(Ebu Davud)
-------------------

Kur'an'a uygun yapılmayan tüm boşamalar HARAM ve GEÇERSİZdir

" .......Allah'ın sınırlarını aşanlar zalimlerdir."

(Bakara 229)
--------–––—–——

Mahmud b, Lebid'den rivayet edilir.

Anne ve Babanın Rızası Alınmadan Evlilik Yapılabilir mi?

İslâm hukukuna göre nikâhın sahih olması için bazı şartlar vardır. Bu şartlardan birisi de evlenecek olan kadının velisi durumunda olan kişinin izninin ve rızasının alınmasıdır. Bu mesele Hanefî mezhebi dışında kalan üç mezhebe göredir. Velinin izni, Mâlikî ve Şafiî mezhebine göre nikâhın bir rüknü, Hanbelî mezhebine göre ise şartıdır. Her üç mezhebe göre kadının velisinin izni alınmadıkça yapılan nikâh sahih olmaz, bâtıldır.

Hanefî mezhebine göre ise, henüz bulûğ çağına ermemiş kız çocuklarının, kendini idare edemeyecek durumda aklen noksan olanların ve bunakların velilerinin izni olmadan nikâhları caiz olmaz. Bunların dışında kalan kadınlar, velilerinin izni olmadan da evlenip nikâh akdedebilirler. Çünkü nikâhta kadının ifadesi muteberdir.

Mutlu Bir Evlilik için Yapılacak Dua

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de huzurlu,mutlu ve iki cihan saadetiyle beslenen bir evliliğe sahip olmak ve eşsiz güzellikteki böyle bir evliliği devam ettirmek için,bize muhteşem bir dua ikram ediyor.

“Rabbenâ heb lenâ ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a’yünin ve’calnâ li’l-müttekine imâmâ.”

“Rabbimiz bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve nesiller bağışla ve bizi takva sahiplerine önder eyle”

Gözler sevindiren ve gönüller aydınlatan eş ve çocuk sahibi olmak üzere yaptığımız bu dua,bize bir evliliğin hem iki cihan saadetini yaşamak,hem de eş ve çocuklarımıza yaşatmak için önemli bir vesile olduğunu gösteriyor.Bu dua ayeti,bize evliliğimizi cennet kılmanın ve evliliğimizdeki cenneti,iki cihanda yaşamanın ve yaşatmanın güzelliğini sunmaktadır.

İslam'da Düğün Nasıl Yapılmalıdır?

Evlenmek, Peygamberimizin (asm.) hem kavlî, hem de fiilî sünnetidir. Bunun için evliliğin bütün safhaları; nişandan nikâha, çeyizden düğüne kadar nasıl olacağı, nasıl yapılacağı, nelere dikkat edilmesi gerektiği bütün teferruatıyla hadislerde bildirilmiştir. Düğün merasimi de evliliğin önemli bir safhasıdır.

“Düğünlerinizi mescitlerde yapınız.”(Feyzü’l-Kadîr, II/11; Hadis no: 1198)

hadis-i şerifi, düğünlerde nelere dikkat edilmesi hususunda önemli bir ölçüyü vermektedir. Demek ki, mescidde yapılması yasak olan şeyler düğün merasimlerinde de yasaktır. Diğer bir ifade ile, mescitlerde yapılamayan, düğün salonlarında da yapılmamalı.(Mehmet Paksu, Kadın, Evlilik ve Aile)

Bugünkü düğün salonlarında ise, çalgılı, danslı, kadınlı-erkekli merasimler yapılmaktadır ki, bunun ne sünnette yeri vardır, ne mescitlerde...

Eş Seçimi ve Kader Bağlantısı

Gerek hanımlar, gerekse genç kızlarla yaptığımız kader sohbetlerinde evlilikte eş seçimi meselesinin kaderî boyutu çok konuşulan, sorulan ve tartışılan meselelerden olmuştur. Genelde evlilik adımlarında cüz-i ihtiyârînin çok devrede olmadığı, bu birlikteliğin cebri (ızdırârî) bir kaderle meydana geldiği görüşü hakim görüştür.

Öncelikle şunu tesbit etmeliyiz ki, evlilik kaderî bir mesele olup, ister ızdırârî, ister ihtiyârî olsun meşîet-i İlâhînin asıl olduğu bir fiildir. Bu konuya bu açıdan yaklaşım, kader ile ilgili ileri geri konuşmaları engelleyecek bir kul yaklaşımıdır.

Bu meseleyi anlamak için kaderin yani Allah’ın takdirinin şu üç şekilde gerçekleştiğini hatırlamakta fayda vardır.

Bunlar; kul, bir şeyin olmasını ister, ancak Allah onun olmasını murad etmezse, o fiil vücuda gelmez. Eğer vücuda gelmeyen bu arzu, hayır ise, kul niyetinin mükâfatını görür. Şer ise, durum biraz daha farklılaşır, bu konu ayrı bir konudur.

İçeriği paylaş

sponsorlu bağlantılar